Sağ ve sol görüşlerin artık prim yapmadığı herkesin
kapitalist sistem içinde ayakta kalmaya çalıştığı bir dünyada yaşıyoruz.
Biliyoruz ki ayakta kalamayanlar düşecek, düşenler ise ezilecektir.
Bizler ezilmeye çalışılan insanlarız.
Aynı kaderi paylaşan insanların birliktelik oluşturup
mücadele ettiğini düşünürsek bizim de mücadele etmesek bile ki edemiyoruz
düşenimizin elinden tutmaya çalışmamız gerekir. Bunu içinde birlikte olmak ve
yine ne yapabileceğimizi, nasıl hareket etmemiz gerektiğini tartışmamız,
tartışabilmemiz gerekir.
Ama bir türlü tartışamıyoruz. Nedense herkesin bizim
gibi düşünmesini istiyoruz.

Ne kadar hoşgörülü olalım desekte herkes bir bahane
bulup kavgayı seçiyor. Şiddet toplumu olmuşuz. Hani kişiler toplumun aynasıdır
derler ya. Bakıyoruz maçlarda kavga, mitinglerde kavga, adliyede kavga, hatta
mecliste bile kavga ve nihayetinde bizi koruması gereken polis bile kavganın
içinde. Neden olmasın onlarda bizden biri
Bu kavgaların nedeni düşünmemek, düşünsek bile
düşündüğümüzü söyleyememekten kaynaklanıyor. Kimse birbirine tahammül edemiyor.
Kimse birbirini dinlemiyor. Dinlese de cevap veremediği an kavgaya başlıyor. Sen
nasıl öyle düşünürsün? Al sana Ne yazık ki kavgada kazanan haklı konuma geçiyor
Bütün bunlar bizim köylümüz için de geçerli. Bizde
herkes gibi kavgacıyız. Ama ne kadar kavga etsekte hiçbir zaman birbirimize
silah çekecek duruma gelmedik. Acaba yaparız ama cesaretimiz mi yok.
Kaybedecek bir şeyi olmayanlar cesaretli olur. Cesaretimiz yoksa hala kaybetmeyi
göze alamadığımız değerlerimiz var demektir. Bu para olmadığına göre biz
birbirimizi kaybetmek istemiyoruz.
Aslında düşündüğümüzde biz çok şanslıyız. Tartışmaya
elverişli sayfalarımız var. Bu sayfalarda cevap vermekte çok kolay. Düşün düşün
yaz. Düşün düşün cevap ver. Küfür, aşağılama, hor görme gibi yazıların dışında
her şeyi yaz. Her fikri tartış. Kızacak, küsecek ne var sanki Sağcı da olsak
solcu da olsak sonuçta hepimizin yediği pancar çorbası.
Tabi ki bu sayfalarda ütopik fikirler de olacaktır.
Ütopik düşünen insanlar toplumun çoğunluğu tarafından benimsenmezler. Ancak
bakıldığında bütün aydınların biraz ütopik çoğu zaman da aykırıyı savunduğu
görülecektir. Ama şunu da hemen belirtmeliyim ki hiçbir aydın kendi gibi
düşünmeyeni yadırgamaz.
Bizim bu sayfalarımız hiçbir düşüncenin hegemonyası
altında olmamalı. Herkes fikirlerini karşılıklı saygı ve sevgi çerçevesinde
okurlara aktarabilmeli.
Unutmayalım ki;
Birbirinin fikirlerine saygı duymayan insanlar
tartışma kültürünü geliştiremezler. Tartışma kültürü olmayanlar toplumlar
doğruyu bulamaz ve kargaşadan kurtulamazlar. Doğruyu
Bulamayan toplumlar başkalarının doğrularıyla yaşamak
zorunda kalırlar ve başkaları onları hep kendi çıkarlarına olacak şekilde
düşünmeye mahkûm eder. 06.05.2008
Saygı ve sevgilerimle
Yakup Pir