VİRANE
İnsanların memleketlerini sevmesi ve anlatması kadar güzel bir duygu yoktur (etranger)

Bir zamanlar kim bilir neden kaçtıkları belli olmayan insanların dağ yamacına
kurdukları Idaş adında bir köy varmış. Bu köyde bir birine saygı, sevgi ile
yaklaşan, yardımlaşan, işleri bittiğinde topluca eğlenceler yapan insanlar
yaşarmış. Öyle ki yazları topluca dağlara çıkar, topluca eğlence pazarlarına
gider, geceleri sabaha kadar ateş etrafında kemençe çalıp halay çekerlermiş. İki
üç gün, bilemedin bir hafta sonra yine geldikleri gibi topluca biraz istemeyerek
de olsa gelecek yazın hayalini kurarak köylerine döner, çocuklarına yiyecek
hazırlama gayretine düşerlermiş.
Bu mutlulukları sürüp giderken onları kıskanan, daha sonra adının kapitalizm
olduğunu öğrenecekleri canavar ortaya çıkar ve Onlara her şeyi satın
alabileceğini söylediği parayı gösterir..Hepsi bu araca bir an önce sahip olmayı
ister.Bazıları Almanya ya gider.Bazıları tünellerde,tomrukta çalışıp,para ile
tanışır. Paraya sahip olanlar köydeki işlerini daha az paralara gerideki
insanlara yaptırır. Herkes yavaş yavaş parayla tanışmaya başlar. Ama parası
fazla olana saygı artmaya, bu daracık bölgede bile insanlar arasında sınıf farkı
doğmaya başlar.
Kazanılan paraların dağ başında kalmasını istemeyen kapitalizm, yol yapın. Rahat
edeceksiniz diye onlara kazma kürekle yol yaptırır. Tabi yol yapıldı arabasız
olmaz. Fazla parası olanlara araba satar. Olmayanları dolmuşlarla taşıyarak
verdiği paraları azar azar geri almaya başlar. Eeee kapitalim bu çıkarı olmasa
akıl verir mi?
Bu da yetmez gaz lambasından kurtulacaksınız elektrik alın diye kocaman
direkleri taşıtıp diktirir. İnsanları önce sevindirir. .Işık gibi yokmuş derse
de insanlar, birileri onlara TV. Buzdolabı, ütü, yayık, saç vs satarak
ellerindeki paraları alır, parası olmayanları borçlandırır. Artık ihtiyaç
kalemleri çoğalır. Yıllarca beş kuruş para görmeden mutlu mutlu yaşayan insanlar
birden parasız yaşanamayacağının farkına varır. Bu ihtiyaçları karşılamak için
gurbete gitmek, para kazanmak zorunda kalır.
Gurbet kolay değildir. Daha önce giden tanıdıklarının, akrabalarının yanına
sığınırlar. Onların yardımıyla fabrikalarda ucuz iş gücü olurlar. Oynak müziğin
ritmiyle büyüyen yağız delikanlılar arabeskin esiri olurlar. Artık kapitalizm
amacına ulaşmıştır. Hem onlara ürettiriyor. Hemde ürettiği malları onlara
satıyordu. En büyük silahı para ile vurmuştu onları.
Kazandıkları parayı başka yere götürmelerine de izin vermiyordu bu canavar.
Çünkü aynı ihtiyaçlar burada da fazlasıyla vardı. Ve onlar, ancak bunları
karşılayabiliyorlardı.
Bugün döneriz, yarın döneriz derken yaşlandıklarını fark ederler. Çünkü gurbet
inişle yokuş gibidir. Gitmek kolay, dönmek zordur. Onlar gideli çok şey
değişmiştir köylerinde. Yaban hayatı artık köy içlerine kadar inmiştir. Evleri
yosun tutmaya, duvarları yıkılmaya, evlerinin üstü paslanıp çürümeye başlar.
Viraneye döner köyleri.
Nasıl döneriz diye fikir üretmeye, köyün canlanması için neler yapılabileceğini
tartışmaya başlarlar. Kimi köyü bir araya toplayalım. Kimi olmayanlara yer temin
edip evleri yol kenarına toplayalım. Dese de bunun asla olamayacağını bilirler
ve en doğrusunun babalarının evini olsun boyatıp, üstünü değiştirerek işe
başlamaya kara verirler.
Herkes çalışmaya birbirine yardım etmeye başlar. Bütün evler boyanır. Üzeri
değiştirilir. Tamir edilir. Baktığında köyün gülmeye başladığını fark eder
olurlar. Daha sonra herkesin yılın belli bir ayında köye gelmeye, köyü
canlandırmaya başlarlar. Gurbette doğanlar tanışır, kaynaşır. Önceki mutluluğun
birer parcası olan eskinin gencleri, şimdininse yaşlıları sevinirler.
Derken zırrrrrrrrrrrrrr!.....İşe geç kalmamak için kurdukları saat çalmıştır.
Bunun da bir rüya olduğunu anlarlar. Ve asla böyle bir şeyin olamayacağını
düşünerek iş yerinin yolunu tutarlar. Artık çarkın içindedirler.
İşe git,
Eve gel,
Yat,
Kalk,
Yine işe git.
Bu çark hep dönecek ve onlar içinden asla çıkamayacaklardır. Dahası hiçbir şey
eskisi gibi olmayacaktır. Aslında bütün bunlar belki çok doğal ama onlar bu
yaşamın ilk kuşakları olduklarından ve vatan kavramını unutmadıklarından onlara
zor gelmektedir.
Biliyorum bu köyü ve bu insanları hepiniz tanıyorsunuz. Tanımamakta ısrar
ediyorsanız, köyün adını tersten okuyun.
Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Yakup PİR
Yakuppir28@hotmail.com