
Hepimizin yaşamının belli dönemlerinde kendine sorduğu
sorular vardır ve bazen bu sorular hayatımızın dönüm noktasıdır. Kendimize
sorduğumuz kaliteli sorular kaliteli cevaplar içerir ve kaliteli cevaplar
kaliteli ve güzel bir yaşam demektir.
Bazen yaşamın anlamının ne olduğunu, bazen bu dünyaya neden
geldiğimizi bazen de Ruhumuzun nereye ait olduğunu sorarız kendimize sorular
böylece uzayıp gider.
Bazen sorarım kendime acaba yaşamın anlamını bilmeden
yaşamanın anlamı var mıdır? Diye cevap geç de olsa gelir, gerçekten yaşamın
anlamı nedir? Niçin yaşıyordum ben ya da bizler? Şüphesiz bu sorunun cevabı
herkes için ayrı olacaktır, zira herkesin hayata bakışı ve beklentisi
birbirinden farklıdır, her insan yaşama kendi penceresinden bakar.
Bana göre yaşamın amacı öğrenmek ve gelişmektir, her an
her daim insan gelişmek ve yeni meyveler vermek derdinde olmalıdır, lakin eski
bilgelerde tomurcuk derdinde olmayan ağaç kütüktür demişlerdir.
İnsan öğrenip gelişmediği sürece monoton bir hayat
içinde yaprak misali savrulup gider içinde hep bir burukluk bir eziklik ve
özgüven eksikliği vardır, bazen bu özgüven eksikliğini kişiler çokbilmişlik
yaparak her konuda ahkâm keserek bu duygularını-Egosunu- tatmin etmeye
çalışırlar, onun için cahil insan davula benzer sesi çok içi boş. Evren sonsuz
bilgi ile kuşatılmıştır ve insanın yaşamı çok sınırlıdır, sonsuzluk yolcusu olan
insanın çok bilgiye hem bu dünya hem de ilerideki ruhsal yolculuğu için ihtiyacı
çok fazladır. İnsanoğlu bilmez ise kendini de bilemez, kendisini bilmeyen ve
bilmek için çaba sarf etmeyen insanın yaşamdan aldığı tat yok denecek kadar
azdır. Öğrenmek huzur kaynağıdır mutluluktur, kendine güvendir, öğrendiklerini
anlatmaktan alınan hazdır.
Bilgiler günümüzde artık bir sır değil, Dünyanın bütün
bilgilerine artık kitaplar sayesinde sahip olabiliyoruz kanımca bu dünyadaki en
güzel alışkanlıklardan birisi kitap okuma alışkanlığıdır. Her kitap bir
öğretmendir, kafanızdaki sorulara cevap veren sıcak bir dosttur, sıcak bir
ekmektir, yapmanız gereken tek şey heyecanla başına oturup sayfaları çevirmek ve
muhteşem bir öğrenme yolculuğuna çıkmak, öğrendikçe yaşamı daha çok seveceksiniz
daha sıkı sarılacaksınız ona tıpkı sevdiklerinize sarıldığınız gibi, o halde
sarılalım bilgi dolu kitapla oturduğu yerden eleştirmek ile küfür etmekle olmaz
bu işler, küfür ve kavga yerine karanlığa bir mum yakmak lazım, her kitap yanan
bir mumdur karanlığa karşı.
Kendimizi kandırmayalım, Ülkemizde şikâyet ettiğimiz her şeyin düzelmesi buna bağlı, bilgi ve sevgi dolu yetişkin bireylerden
oluşmayan bir toplum zenginliğin zirvesinde olsa da huzur bulamaz. O halde haydi
hep beraber okuma seferberliğine okuyalım, öğrenelim araştıralım bilgilerimizi
paylaşalım ve öğrenmeyi teşvik edelim çünkü yaşamak öğrenmektir.
Yapmadığınız bir şeyi tavsiye edemezsiniz önce biz sonra
başkaları, herkes Türkiye yi hatta Dünyayı değiştirmek istiyor ama kimse
kendisini değiştirmiyor. Unutmayın bir gün yaktığınız her mum size daha güçlü bir
aydınlatma ile geri dönecektir. 15.04.2008
Son söz: Bilgisiz sen bir hiçsin kader sana ne biçsin
Mustafa Pirdal
Kişisel gelişim Uzmanı İlkay TERCAN ın katkılarıyla.