1-Kısaca hayatınızı anlatır mısınız?
1944 yılında şadı köyünde doğmuşum. Babam kadakal
oğlu Talip annem Mahmut kızı Elmas. Çocukluğum ve gençliğim köyde geçti.
Köyümüzde okul olmadığı için okuyamadım. Okuma yazmayı Fikri Güvendi den
öğrendim. Askere gitmeden önce evlendim. İlk çocuğum Şükriye askere gitmeden
önce dünyaya geldi. 1964 yılında askere gittim. Jandarma er olarak Siirt İlinde
askerliğimi 24 ay olarak yaptım. 1966 yılında askerden döndüm. Diğer çocuklarım
olan Emine, Hatun, Muhiddin, Gülperi ve Orhan sırasıyla olmak üzere altı çocuk
babasıyım. Halen köyde yaşıyorum.
2-Köye gelen ve köyden göç eden kabileleri anlatır mısın?
Daha önceden köye göç olarak gelenler
olmuş(Şahinler ve Kuduları), Köyden göç edenler de olmuş ama ben onları
bilmiyorum. Kadem Kandaz ın köyden göçtüğünü daha sonra tekrar köye geldiğini,
oğlu Hasan Kandaz ın tekrar Düzce ye ora dan da Beykoz a göçtüğünü biliyorum.
Salim Bayrak (egeloğu), Ali Pirdal (dele hallo),İsmet Güvendi ve Ali Güvendi nin
Düzce Kaynaşlı ya göçtüklerini biliyorum. Bunun dışında 1970 yılında 580 olan
köy nüfusu ve o yıllarda 110 civarında olan öğrenci sayısı 1980 ve 1990
yıllarında 40 civarına düşmüştür. O zaman üç tane okulu olan köyümüz şu an bir
dersliğe düşmüştür. Buda demektir ki! köyümüz her yıl göç vermektedir. Benim
muhtarlığım dönemimde( 1989 1994) 1993 sayımında köyümüzün nüfusu 419 kadardı.
Şimdi daha az olduğunu tahmin ediyorum.
3-Köyün eski Kabilelerinden siniz, Kendi soyunuzdan
bahseder misiniz?
Babam Pirali oğullarından Molla Mahmut un torunu
Mugayt oğlu Osman ın oğlu imiş. Mugayt Tapucu demekmiş. Dedemin dedesi Kadı
imiş. Arkadaşlarıyla köye gelmişler. O zaman köylerde kara ateş yanarmış, dedeme
dedesi Osman oğlum ateşi yaktın mı? Demiş; Baba öyle güzel yaktım ki Kadı mezarı
gibi kaynattım demiş. Dedemin ismi ondan sonra Kadakal Osman kalmış(lakabı).
4-Köyde yöneticilik yaptınız. Bu konularda ki görüşlerinizi
anlatır mısınız?
İki dönem Hüseyin Kandaz la çalıştım.1989 yılında yapılan
seçimde Çatalağaç köyü muhtarlığına seçildim. Muhtarlığım döneminde cami
arkasına kadar yol yaptırdım. Elektrik direklerini yenilettim. Telefon hattını
programa aldırdım. Telefon direklerini diktirdim. O zaman valimiz olan Sayın Atila Koç beyin köyümüzü ziyaret etmesiyle beraber su projesini yaptırdım ve
plana alındı. Muhtarlığımda en çok istediğim köy yolu güzergâhını değiştirerek
yaz kış çalışacak bir yol yapmaktı onu da sayın valimize anlattım, oda olumlu
buldu ama görev sürem dolduğu için gerçekleştiremedim.
5-Köyün düğün, Bayram ve Cenaze gibi gelenek ve
göreneklerini açıklar mısınız?
Düğünler: Mesela Çarşamba günü kına olur. O gece
damat evine geçilir sabaha kadar oyun eğlence yapılır, Perşembe günü ikindiye
kadar devam ederdi. İkindi den sonra gelinçiye gidilir kız evinden gelin
alınırdı.
Cenaze: Cenaze olduğu zaman ölü evinde etli sütlü
yemekler yapılır, cenazeye gelen herkese yemek ikramı yapılırdı. Cenaze namazını
kılan herkese ıskat adı altında para dağıtılırdı. Bu daha sonra kaldırıldı.
Yemek hala veriliyor. Üç gün kabir ziyaretine gidilir Kur an okunur, dua
yapılır. Üçüncü gün sonunda kabir ziyareti yapılıp dua bittikten sonra ziyarete
gelenlere yemek verilir. Buna €œ sal indirme €œdenir.
Bayram: Bayram günü sabahtan camide namaz
kılındıktan sonra bayramlaşılır. Herkes yemeğini cami kapısına getirirdi. Yemek
yendikten sonra Mezarlık ziyareti ve yakınları ziyaret başlardı. O gün öyle
devam ederdi.
6-Otçu göçü, yağmur duası, Hıdrellez ve yılbaşı gibi
gelenekleri açıklar mısın?
Benim çocukluğum ve gençliğimde daha çok
hayvancılık ve mısır tarımı yapılırdı. O zaman gübre olmadığından 20 dönüm
tarlası olanın 300 kilo civarında mısırı olurdu. Tarla bellenip ekildikten sonra
üç kere otu kazılırdı. Üçüncü ot bitince, Temmuzun ikinci haftasında köylü hepsi birlite Perşembe günü merasim yaparak yaya olarak yaylaya giderlerdi. O akşam
Tepealan da duran orada, Çatakçayır da duranda Çatakçayır da sabaha kadar düğün
yaparlardı. Cuma günü Güvende ye gidilir. Orada da otçu göçünü yaptıktan sonra
obalara dönülürdü. Birkaç gün dinlendikten sonra köye çayır biçmeye gidilirdi.
Yağmur duası: Uzun süren kuraklık sonunda güzel Kur an okuyanlar ve bu duaya âmin diyecek 15 20 kişi bir kurban alır avut denen
ziyararete gider orada dualar okunur namaz kılınır kurban kesilip pişirilip
yendikten sonra mutlak suretle yağmur yağardı.
Yılbaşı: Rumi Mart ayının birinci gününün arifesi
akşamı ev halkından birisi komşuya yatıya gider sabahtan gelip evin surunu bozar
komşular ondan sonra eve gelirler. Yılbaşını kim bozarsa onun ayağı sınanır her
yıl yılbaşı ona bozdurulurdu. Kimisi ahırdan buzağı alarak yılbaşını bozarlardı.
Hıdrellez: O gün kimse çalışmaz, kazma tutmaz ağaç
kesmez dal eğmez. Eğer dal eğerse kuzusunun bacağı eğri bitermiş.
7-Köyün hayvancılık ve Tarım alanındaki düşüncelerinizi
yazınız.
Köyde hayvancılık hemen hemen yok gibi. Ekonomi
daha çok fındık üretimine dayanıyor. Alternatif üretimde olmadığından,
insanlarımız fındığa bağımlı kalıyorlar. Fındıkta yılaşırı olunca vatandaşımız
güç durumda kalıyorlar.
8-Köyün en eski Camisi ve Mezarlığı size yakın
mahallelerde, Bu konuda neler biliyorsunuz?
İlk Cami eskicami yanında 17. Yüz yılda yapılmış,
orayı sel alınca şu anki Cami yapılmış. Oda 19.yüzyılda yapıldığı söyleniyor.
Daha önce Gökçebel Mezarlığına defin yapılıyormuş. Daha sonra Çataltaşın
arkasına ilk kadın cenazesi bırakılmış. Bazı mezarların başındaki Arapça rakama
bakarsak 1321 yılları yazıyor. Miladi mi yoksa Rumi mi bilemiyorum. Çok eski
mezarlık olduğu kesin.
9-Köyde İmeceler.
Köylü genelde işini imece usulü ile yapardı.
Odun, hayvan gübresi, ekin ekme işi ve ot kazmayı genelde imece usulü
yaparlardı. Fındık toplama işini yevmiye usulü yaptırıyorlar. Köyde çalışacak
insan olmadığından Kürt lere toplatıyorlar fındıklarını.
10-Köyün Tarihi Hakkında bildiklerinizi açıklar mısınız?
Eskiden köy Çayırağzı imiş. Tepealan da Ziyaret
olarak bilinen Pirali hayvanlarını gütmek için Tepealan gidermiş. Tepealan dan
şu anki şadı köyüne bakarak buradan köy olabileceğini keşfetmiş. Bir kabile
Derindere ye inmiş. Bir ailede Manastır büküne inmiş. Manastır bükünün sahasında
kışlak olmadığı için Güvenlik köyü ile Şadı köyü arasında ki Pirali kıranına
göçmüş. Daha sonra Cami yanına doğru çekilerek oraları yurt tutmuşlar. Molla
Salih lerden birisi at üzerinde Hacdan gelirken şu an kürd ini denen yerde bir
çocuk bulmuş. O çocuğu büyütmüş ve daha sonra bu çocuktan köy çoğalarak Davulcu
düzünden altı köy olmuş. Köyün o dönemde 500 haneden fazla olduğu söyleniyor.
11-Köyün Şehidi, Gazisi varmı? Açıklar mısınız?
Duyduklarınız.
1915 yıllarında köyümüzün 500 haneden fazla
olduğu söyleniyor. Ruslar Keltaşa karargâh kurduktan sonra köyden göç olmuş,
savaşanlar olmuş, çok insanın telef olduğu da söyleniyor ama benim bu konuda çok
fazla bir bilgim yok. Gazi olarak Bektaş oğlu Recep dayıyı biliyorum. Çünkü
madalyası vardı.
12-Köyümüzden savaşlara katılıp esir olanlar varmıdır?
Duyduklarınız.
Savaşa katılanlar olmuş. Bunlardan Abdullo,
Mahmut dayım, Doma Şaban emim ve Alagözo Ali dayının esir düştüklerini duydum.
13- 1953 yılına kadar köyün bağlantıları, Görele,
Torul, Tirebolu ve yaylaların ulaşımı hakkında bildikleriniz.
1952 yılına kadar Torul (Gümüşhane) ilçesine
bağlıydık. 1952 den sonra Giresun ili Tirebolu ilçesine bağlandık. Eskiden
ulaşım patika yollardan yaya veya katırla yapılıyordu. Yük taşımacılığı ya insan
gücüyle ya da hayvanlarla yapılıyordu. 1954 yılında Tirebolu dan Doğankent e
araba yolu geldi. Köyden Doğankent e kadar yürüme oradan da arabayla Tirebolu
veya başka yerlere gidilirdi.
14-Köyde Fakir-Zengin ilişkileri, 1980 li yıllarda köyde
elektrik yok ama Televizyon izleniyor. Bu konularda görüş ve düşünceleriniz.
Zengin ve fakir hakkında yorum yapmayacağım.
Çünkü o kadar zengin yoktu. Birlik ve beraberlik iyi düzeydeydi. Yardımlaşma
vardı. Marş dinamosu, su motorları ile aküleri şarj ederek 12 voltluk
televizyonları izlerdik. Hatta köyün yüksek yerlerine T.V vericileri kurar köyde
net T.R.T 1 yayını izlerdik.Bu teknolojiyi başka birinden almadık: Mehmet
Güvendi yapardı(Mehmet Güvendi Hocanın oğlu). Köyümüzün ne kadar kültürlü ve
bilge kişilerden oluşması tesadüf değildir.
15-Yaylalarda Yazın Yaşlılar ve gençler çeşitli oyunlar
oynardı. Bunlardan bildiklerinizi açıklar mısınız?
Bildiklerim €œ Çelik oyunu, cirit oyunu, Kale
oyunu, ençük mençük ve kıdı tekmek. €
Sorulardan başka aklınızda olup söylemek istediğiniz bir
şeyler varmı sayın muhtarım? Daha sonra çok gelir ama şuan yok.
Teşekkür ederim. Allah size uzun ve sağlıklı ömürler versin
sayın muhtarım.
Röportajın yayın hakkı sadece catalagackoyu.info ya
aittir.
Anlatan: Osman Pir(Kadagal oğlu)
Çatalağaç Köyü. Doğankent/Giresun
Röportaj: Mustafa Güvendi
Tarih: 27.12.2007