
Dünyada her 30
saniyede bir çocuk pnömokok mikrobu sebebiyle hayatını kaybediyor.
Pnömokok nedir? Nerede
bulunur? Nasıl Bulaşır?
Pnömokok, bebeklik ve
çocukluk çağında sık rastlanan ve menenjit, zatürre, kan iltihabı, orta kulak
iltihabı, sinüzit gibi hastalıklara yol açan bir mikroptur.
Dünya Sağlık Örgütü
verilerine göre pnömokoklara bağlı hastalıklar, dünya üzerinde her yıl 5
yaşından küçük yaklaşık 1 milyon çocuğun ölümüne neden olmaktadır.
Pnömokoklar bebeklik
ve çocukluk çağında burun, geniz ve boğazda yaygın olarak bulunurlar. Bebeklerin
bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediğinden, pnömokok hastalıklarına
karşı daha savunmasızdırlar.
Burun içinde ve boğaz
bölgesinde pnömokok bulunan bebek ve çocuklar mikrobu diğer bireylere
bulaştırabilirler. Bulaşma, öksürme veya hapşırma esnasında havaya yayılan
damlacıkların solunması, yıkanmamış ellerin ağız ve burun bölgesi ile teması
veya yakın temas yoluyla olur.
Pnömokok özellikle
çocukların toplu halde bulunduğu kreş ve anaokulu gibi yerlerde çok hızla
yayıldığından, kreşe giden çocuklarda pnömokok taşıma oranları ve buna bağlı
hastalıkların görülme sıklığı daha yüksektir.
Pnömokok hangi
hastalıklara sebep olur?
A) Zatürree:
Zatürree, çocukluk çağında en sık ölüm nedenlerinden biri olarak
karşımıza çıkar. Zatürre, akciğerlerde bulunan hava keseciklerinin iltihap ile
dolduğu ve yeterli hava alışverişinin yapılamadığı ciddi ve tehlikeli bir
solunum yolu hastalığıdır. Pnömokoklar insandan insana genellikle hava yoluyla
bulaşır.
Zatürreenin
belirtileri arasında, koyu kıvamlı, sarı-yeşil renkli veya kanlı balgamın eşlik
edebildiği öksürük, yüksek ateş ve titreme, nefes darlığı, göğüs ağrısı,
halsizlik, zor ve hızlı soluk alma sayılabilir.
B) Menenjit: Pnömokoklar
beyin ve omuriliği koruyan sıvıya ulaştıkları zaman menenjite neden olurlar.
Menenjit, beyin ve omuriliği kaplayan ince zarların ve kan damarlarının
iltihaplanmasıdır. Son derece ciddi bir hastalık olan menenjit, ölümle veya
işitme kaybı, görme bozukluğu, zeka geriliği, hareket bozuklukları gibi kalıcı
sakatlıklarla sonuçlanabilir.
Menenjitin belirtileri arasında, yüksek ateş, ense sertliği, baş ağrısı, kusma,
aşırı yorgunluk, huzursuzluk ve iştahsızlık sayılabilir. Tedavisi çoğunlukla
hastaneye yatırılarak yapılır.
C) Kan iltihabı: Pnömokoklar,
bazı durumlarda kana karışarak burada çoğalabilirler. Pnömokokların kanı istila
etmesi durumuna kan iltihabı denir. Vücut, mikroplara ve mikropların
salgıladığı maddelere karşı organ yetmezliğiyle sonuçlanan bir tepki verebilir.
Kan iltihabı ölümle sonuçlanabilen son derece ciddi bir hastalıktır.
Hastalık belirtileri
arasında, yüksek ateş, böbrek, karaciğer gibi organların fonksiyonlarında
bozulma, bilinç bozulması, davranış bozuklukları, nefes darlığı sayılabilir.
D) Orta Kulak
İltihabı:
Pnömokokların neden
olduğu önemli hastalıklardan biri de orta kulak iltihabıdır. 0 2 yaş arasındaki
her 10 çocuktan 9`u en az bir kez orta kulak iltihabına yakalanmaktadır. Bu
hastalık, soğuk algınlığı, grip gibi diğer solunum yolu hastalıkları ile
birlikte de görülebilir.
Orta kulak iltihabının
uzun sürmesi ve tekrarlaması işitme kaybına, buna bağlı olarak konuşma
bozukluklarına yol açabilir. Bazı durumlarda, tedavi edilmeyen orta kulak
iltihabı, kulak çevresinde kemik hastalıklarına, menenjite veya yüz felcine dahi
neden olabilmektedir.
Orta kulak iltihabı
belirtileri arasında, kulak ağrısı, çocuğun ağrı nedeniyle kulaklarını kaşıması
veya çekiştirmesi, ateş, huzursuzluk ve ağlama sayılabilir.
E) Sinüzit:
Yüz kemiklerinde, sinüs adı verilen
içi hava dolu boşluklar bulunur. Pnömokokların bu boşlukları kaplayan zarlara
yerleşmesi sonucunda sinüzit oluşabilir.
Sinüzit belirtileri
arasında, göz arkasında basınç hissi, yüzde ağrı, burundan soluk alıp verme
güçlüğü, genizde akıntı, uzun süreli - bazen kanlı burun akıntısı ve yüksek
ateş sayılabilir.
Pnömokok hastalıkları
nasıl teşhis ve tedavi edilir?
Pnömokok
hastalıklarının teşhisi için röntgen, kan testleri ve bazen de bel bölgesinden
su alma işlemine gerek duyulabilir.
Pnömokok
hastalıklarının tedavisinde genel olarak antibiyotikler kullanılmaktadır. Ne
yazık ki, pnömokoklar her geçen gün antibiyotiklere karşı daha fazla direnç
kazandığından, pnömokok hastalıklarının tedavisi giderek zorlaşmakta ve tedavi
başarısı düşmektedir. Pnömokok hastalıklarından korunmanın en etkili yollarından
biri ise aşılamadır. Çocukları hastalıklara karşı aşı ile koruyarak sık
antibiyotik kullanımının azaltılması, mikropların antibiyotiklere karşı
direncini de düşürebilmektedir.
Pnömokok Hastalıklarından Korunma
1)
Anne Sütü ve Beslenme:
Uzmanlar sadece anne sütü
verilen çocuklarda mikroplara bağlı hastalıkların daha az görüldüğünü ve bu
bebeklerde, sadece anne sütü verilmeyenlere kıyasla, daha az ciddi hastalık
geliştiğini belirtmektedir. Anne sütü çocuğun sağalması, gelişimi ve bağışıklık
sisteminin düzgün çalışması için gerekli besinleri, antioksidanları, hormonları
ve antikorları içerir. Anne sütüyle beslenmeyen altı aylıktan küçük bebekler,
yaşamın ilk altı ayında sadece anne sütüyle beslenen bebeklere kıyasla, zatürre
nedeniyle ölüm açısından beş kat yüksek risk altındadır.
Yetersiz ve yanlış beslenen çocuklar hastalıklara yakalanma ve bunun sonucunda
çocuk ölümleri ve sakatlıklar bakımından daha yüksek risk altındadır. Kötü
beslenme çocuklarda zatürre geliştirme riskini iki şekilde artırır. Birincisi,
bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için yeterli miktarda protein ve enerji
alınması gereklidir. Kötü beslenme çocuğun bağışıklık sistemini zayıflamasına
sebep olur. İkincisi, kötü beslenen çocuğun solunum kasları daha güçsüzdür, bu
nedenle solunum yollarındaki salgıları gerektiği kadar iyi temizleyemez.
Yeterli miktarda çinko minerali almayan çocuklar zatürre geliştirme ve buna
bağlı ölüm açısından daha fazla risk altındadır. Beslenme yoluyla yeterli
miktarda çinko alınması zatürre görülme sıklığının ve hastalık şiddetinin
azaltılmasına yardımcı olur.
2)
Hijyen ve Temiz Hava:
Bazı araştırmalar el yıkama
ve ev içi hava kirliliğinin azaltılmasının da gelişmekte olan ülkelerde
pnömokoklara bağlı ölümlerin azaltılmasında önemli bir role sahip olduğunu
belirtmektedir. Pnömokok hastalıklarından korunmak için çocuklara ellerini
düzenli olarak su ve sabun ile yıkamaları öğretilmelidir. Ayrıca, solunumu
olumsuz etkileyebilen ve çocukların hastalanma olasılığını artıran tozlu, sigara
dumanlı ortamlardan uzak durulmalıdır.
3)
Pnömokok Aşısı:
Sağlık otoriteleri aşılamayı pnömokok hastalıkların önlenmesinde en etkin
yöntemlerden biri olarak göstermektedir.
Konjuge pnömokok aşısı, bebek ve çocukları zatürre, menenjit, kan iltihabı orta
kulak iltihabı ve sinüzit gibi pnömokok hastalıklarına karşı korumak amacıyla
üretilmiştir. Konjuge pnömokok aşısı Amerika, Almanya, Fransa, İngiltere,
Yunanistan, Meksika, Kosta Rika gibi ülkelerin de aralarında bulunduğu 17 ülkede
rutin aşı takviminde olup devlet tarafından ücretsiz uygulanmaktadır. Dünya
Sağlık Örgütü konjuge pnömokok aşısının dünyada beş yaş altı ölümlerin
azaltılmasında önemli bir katkısı olduğunu kabul etmekte, tüm ülkelerde rutin
aşı takvimine alınmasını öncelikle tavsiye etmektedir.
Konjuge pnömokok aşısının, 6 hafta (1.5 ay) ile 9 yaş arasındaki tüm bebek ve
çocuklarda uygulanması önerilmektedir. Bebeklerde 2. aydan başlayarak en az bir
ay ara ile 3 kez ve 12. - 15. aylar arasında bir doz daha olmak üzere toplam 4
doz uygulanır. Diğer yaş grupları için de farklı bir aşılama programı
bulunmaktadır. Konjuge pnömokok aşısı diğer çocukluk çağı aşılarıyla birlikte
uygulanabilmektedir.
Pnömokok mikrobuna karşı geliştirilmiş bir diğer aşı polisakkarit pnömokok
aşısıdır. Polisakkarit aşı ülkemizde 2 yaşından küçük bebekler için ruhsatlı
olmayıp bu yaş grubunda koruma sağlamaz. Sadece 2 yaştan büyük ve kronik
hastalığı bulunan çocuklar ve erişkinlerde kullanılan bu aşı, 5 yılda bir
tekrarlanmalıdır.
Bebeğinizi pnömokok
hastalıklarından koruyabilirsiniz.
Not sağlıkla ilgili yazılar bilgilendirme amaçlı olup
gerekli tedavi ve teşhisler doktorlar tarafından sağlık kuruluşlarında
uygulanmalıdır. 29 Mart 2008 Cumartesi
Fatma Dizdaroğlu
fatmabiskin@gmail.com